İlişkiler Hologramı

İlişkiler Hologramı

Herkesin kendine ait bir hologramı var. Bu bireysel hologramlarda hayatı nasıl gördüğümüz, değerlerimiz, bize keyif veren unsurlar, yani bizim bireysel realitemiz vardır ve herkesin hologramı yani kendi algı, deneyim ve hayal gücüyle oluşturduğu oyunu çok farklıdır. Bir oyun diğerinden daha eğlenceli, diğeri sıkıcı, biri iyi diğeri kötü gibi kavramlarla başkalarının oyunlarını yargılamak enerjisel olarak doğru değil. Yargıladığımız noktada dualite kanuna göre kendi oyunumuzda da onun tersini yaratıyoruz. Yani bizi de kendi oyunumuzda yargılayanlar olmak zorunda.

Genelde, özellikle de yakın ilişkilerde biz ne yapıyoruz?. İlişkinin başlangıcında iki kişiden birine diğerinin hologramı/oyunu çok eğlenceli, güvenli veya bir nedenden dolayı çekici geliyor. Hemen atlıyoruz o oyunun içine, her şey tam da istediğimiz gibi. Oyunun kurucusu da çok mutlu çünkü kendi kurduğu oyunu, kendi kurallarına göre oynayan biri oyuna katıldı. Keyifli, coşkulu bir ilişki başladı.

Peki sonra ne oluyor dersiniz? Kendi oyununu bir kenara bırakıp, diğer tarafa gelen oyuncu zaman içinde kendi kurallarını bu oyuna empoze etmeye başlıyor. Kendince oldukça masum ve iyi niyetle bu oyunu daha eğlenceli bir hale getirmeye çalışıyor. Kendi oyununda özlediği unsurları buraya ekleme çabaları başlıyor. Biraz da oyunu süsleyelim, dekor yapalım renkli toplar da ekleyelim bu oyuna demeye başlıyor. Oysa oyunun kurucusuna bunlar hiç te eğlenceli bir fikir gibi gelmese de başlangıçta onu kırmamak için tolere etmeye çalışıyor. Ancak bir süre sonra bu oyun da oyunu kuranın olmaktan çıkmaya başlıyor ve iki taraf içinde bu oyun stresli bir hal almaya başlıyor. Bu oyun artık ne kuranındır, ne de sonradan oyuna girenin. Biri için oyun kurduğundan çok farklı bir hale gelmiştir diğeri için ise asla tam olarak kendi istediği hale gelememiş bir oyun.

İşte uzun süreli ilişkilerin zaman içinde yıpranmasının temel nedeni budur. Çözümü gelince, yaşamda temel kaide bir oyuna girdiğinde oyunun kurucusuna saygı duyacaksın ve onu kurduğu oyun için yargılamadan onure edeceksin. O oyuna girmek yada girmemek senin tercihin ama girdiğinde asla oyunbozanlık etmeyeceksin ve sevgiyle o oyuna kabul vereceksin. Aynı şey iki taraf için de geçerli. Her iki birey de diğerinin hologramına/realitisine saygı duymak zorunda ve sevgiyle diğer tarafa kabul verebilmelidir.

Uzun süreli ilişkilere geldiğimizde ise kendi oyunlarımızın dışında beraber oynayacağımız üçüncü bir hologram yaratmalıyız. İki kişinin de ortak kurucu olduğu, söz sahibi olduğu ama aynı derecede katkısı olan ortak bir oyun. Ancak diğer hologramlar bozulmadan yeni oyun kurulmalı. Diğer oyunlar da beslenmeli ve akışı sağlanmalı. Biri diğerinin oyununa konuk olduğunda, o oyunu olduğu gibi sevgiyle kabul edebilmeli. Ortak kurulan üçüncü oyunun enerjisi coşkusu ne kadar fazla olursa ilişki de o kadar sağlıklı ve uzun soluklu olur.

 

Post A Comment